Denizin Dibindeki Ev

Hasan Dede, seksen iki yıldır aynı sahilde yaşıyordu. Balıkçılığı bırakalı on yıl olmuştu ama her sabah denize inmeyi bırakmamıştı. Kayalığın üzerinde oturur, bir süre bakardı. Torunları buna "dede zamanı" derdi; kimse o anlarda konuşmazdı onunla.

Yalnızca küçük Aslı, sekiz yaşındaki, yanına giderdi. Ve Hasan Dede yalnızca ona anlatırdı.

Hikaye

"Dede, denizin dibinde ne var?" diye sordu Aslı bir sabah.

Dede suya baktı. Dalgalar o sabah sakin, maviydi. "Bir ev var," dedi. "Büyük, beyaz mercanlardan yapılmış bir ev. Pencereleri var, bahçesi var. İçinde ışıklar yanıyor her gece."

Aslı dizlerini kucağına çekti. "Kim yaşıyor içinde?"

Dede bir süre cevap vermedi. "Denizin hatırladıkları," dedi sonunda. "Kaybolanlar. Gidenler."

Yıllarca Anlatılan Şey

Aslı büyüdükçe hikayenin değiştiğini fark etti. Her yıl o evin bir odası daha ekleniyordu. Bazen bahçeye yeni bir ağaç geliyordu. Bir yıl, evin önüne küçük bir iskele çıktı.

Üniversiteye gittiği yaz, dedesiyle son kez kayalıkta oturdu. "Dede," dedi, "o ev gerçek mi?"

Dede güldü — o derin, yorgun gülüşüyle. "Sence?"

"Sence?" diye sordu Aslı.

Uzun bir sessizlik oldu. Martılar bağırıyordu uzakta. "Annen üç yaşındayken," dedi dede yavaşça, "bir sabah denize çok yaklaşmıştı. Seni doğurmadan on yıl önce. Ben tam zamanında yetiştim." Durdu. "O günden beri denize baktığımda onu görürüm hep — orada, kayalıkların önünde. Küçük, sarı elbiseli. O evi o gün inşa ettim. Gidebilirdi. Ama gitmedi. Ve ben o evi hep tuttum, orada, hatırlatmak için."

Son Sabah

Hasan Dede o kışı geçiremedi. Ocak ayında, sessizce, uyurken gitti.

İlkbaharda Aslı tek başına kayalığa gitti. Oturdu. Denize baktı. Dalgalar sakin, maviydi — o sabahki gibi.

Ve baktı, baktı, baktı.

Bir süre sonra gözleri doldu. Çünkü dedesinin anlattığı evi görmüştü — gerçekten görmüştü, kalbinin tam ortasında. Mercanlardan, beyaz, ışıklı. Ve içinde, artık, yeni bir oda vardı.

  • Tür: Dram / Aile
  • Okuma Süresi: Yaklaşık 5 dakika
  • Tema: Kuşaklar arası bağ, kayıp, hatıra